Boşanmanın Etkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boşanmanın Etkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2024 Çarşamba

Boşanma Aile Şirketini Nasıl Etkiler?

 

Aile şirketleri üzerine yazılan kitaplarda, çekilen eğitimlerde ve yapılan danışmanlıklarda en az konuşulan konu boşanmadır. Herkes veliaht yetiştirmekten, yönetim kurulu kurmaktan, aile anayasasından söz eder. Ama “ya bir ortak boşanırsa ne olur?” sorusu çoğunlukla gündeme gelmez.

 

Gelmez; çünkü konuşmak rahatsız edicidir. Bir kişinin evlilik sorununu iş masasına taşımak ayıp gibi gelir. Ya da “bizim ailede boşanma olmaz” inancıyla görmezden gelinir.

 

Ama boşanma olur. Türkiye'de her üç evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. Aile şirketlerindeki hissedarlar da bu istatistiğin dışında değil.

 

Danışmanlık yaptığım şirketlerde boşanmanın yarattığı hasarı defalarca gördüm. Kimi zaman bir kurucu boşandı ve eşi mahkeme kanalıyla şirketin değerlemesini istedi. Kimi zaman veliahdın evliliği bitti ve hisselerin akıbeti belirsizleşti. Kimi zaman da boşanma süreci yıllarca sürdü, şirket o yıllar boyunca adeta donduruldu; kritik kararlar alınamadı, yatırımlar ertelendi, çalışanlar taraf seçmeye zorlandı.

 

Boşanma yalnızca bir aile meselesi değildir. Şirkete ortak olan ya da ortak olacak birinin boşanması, şirketi de etkiler. Bazen derinden. Bu yazı o etkiyi ve alınabilecek önlemleri anlatıyor.

 

1. Türk Hukuku Ne Diyor?

Boşanmanın aile şirketini nasıl etkilediğini anlamak için önce hukuki çerçeveye bakmak gerekiyor. Hukuk bizi doğrudan bağlıyor ve çoğu aile şirketi sahibi bu çerçevenin farkında değil.

 

Türk Medeni Kanunu'na göre evliliklerde iki temel mal rejimi vardır:

·         Edinilmiş mallara katılma rejimi: 2002'den bu yana yasal olarak geçerli olan varsayılan rejimdir. Çiftin evlilik süresince birlikte elde ettiği mallar “edinilmiş mal” sayılır ve boşanmada eşler arasında eşit paylaşılır. Yani hisselerin yarısı eşe geçebilir.

·         Mal ayrılığı rejimi: Çiftlerin noterde imzaladığı bir evlilik sözleşmesiyle seçtiği rejimdir. Bu rejimde her eş yalnızca kendi adına kayıtlı maldan sorumludur. Boşanmada karşı tarafa geçen herhangi bir mal yoktur.

 

Evlilik sözleşmesi imzalanmamışsa, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi otomatik olarak geçerlidir.

 

Şirket hisseleri ne zaman edinilmiş mal sayılır? Evlilik öncesinde sahip olunan hisseler kişisel maldır ve boşanmada bölüşülmez. Ama evlilik süresince elde edilen hisseler (miras ve bağış yoluyla gelenler hariç) edinilmiş mal sayılabilir. Burada gözden kaçan kritik bir ayrıntı var: hisseniz evlilik öncesinden gelse bile, evlilik süresince o hisseden elde ettiğiniz kâr payları ve şahsi hesabınıza aktardığınız temettüler edinilmiş mal sayılabilir. Yani eş, hissenin kendisine değil ama evlilik süresince hisseden elde edilen getirinin yarısına ortak olabilir.

 

Hissenin Kendisi mi, Değeri mi?

Burada sık yapılan bir yanlışı düzeltmek gerekiyor. Edinilmiş mallara katılma rejiminde mesele çoğu zaman hissenin yarısının doğrudan eşe devredilmesi değildir. Asıl mesele, boşanma sonrasında eşin talep edebileceği katılma alacağının hesaplanmasıdır.

 

Dolayısıyla eşin şirket hissesi üzerinde ekonomik bir hak iddia etmesiyle, şirketin doğrudan ortağı hâline gelmesi aynı şey değildir. Aile şirketleri açısından risk yalnızca "eski eş ortak olacak mı?" sorusundan ibaret değildir. Asıl risk, hisselerin ekonomik değerinden kaynaklanan bir alacağın ortaya çıkması ve bunun nasıl finanse edileceğidir.

 

Değerli olmak başka, likit olmak başka şeydir. Şirket kâğıt üzerinde yüz milyonlarca lira değerinde olabilir; ama kasasında bu değerin küçük bir bölümü bulunabilir. Boşanma mahkemeye taşındığı anda şirket, dava dosyasının bir eki hâline gelir. Ve o dosya kapanana kadar her karar bu gölgenin altında alınır.

 

2. Üç Farklı Senaryo, Üç Farklı Tehlike

Boşanmanın aile şirketini nasıl etkilediği, kimin boşandığına göre farklılaşır. En sık karşılaştığım üç senaryoyu ayrı ayrı ele alayım.

 

Senaryo 1: Patron Boşanıyor

Şirketi kuran ya da devralan patron boşandığında, eş genellikle şirketin değerlenmesini talep eder. Mahkeme bir bilirkişi atar. Bilirkişi şirketin finansal tablolarını inceler, geçmiş yıl kârlarını analiz eder, rayiç değeri hesaplamaya çalışır. Bu süreçte şirketin iç bilgileri, müşteri ilişkileri, borç yapısı, hatta gizli tutulmak istenen bazı bilgiler gün yüzüne çıkabilir.

 

Patron bu süreçte hem boşanma davasıyla hem şirketle ilgilenmek zorundadır. Konsantrasyonu bölünmüştür. Şirketle ilgili her karar "boşanma sürecini etkiler mi?" sorusuyla sorgulanır hâle gelir.

 

Eşin şirkette payı olduğu anlaşılırsa iki yol açılır: ya o pay nakde çevrilir (şirket borç altına girer ya da başka varlıklar elden çıkarılır) ya da eş hissedar olur. İkincisi, patronun en az isteyeceği sonuçtur. Danışmanlık yaptığım bir şirkette bu tam yaşandı. Kurucu boşandı, eşi şirketin yüzde yirmi beşine hak kazandı, nakit değil hisse istedi. Yıllarca o hisseyi elinde tuttu. Her Yönetim Kurulu toplantısında eski eş, eski karşı taraf olarak masada oturuyordu. Şirketi felç eden bir durum.

 

Senaryo 2: Veliahd Boşanıyor

Patron değil, veliaht boşanıyorsa tablo daha karmaşıktır. Hem ailenin hem şirketin geleceği aynı anda tehlikeye girebilir. Nesil geçişi süreciyle iç içe geçmiş bir hukuki süreç son derece yıpratıcıdır.

 

En tehlikeli senaryo şudur: veliahtta büyük bir hisse var ve boşanma sürecinde bu hisse üzerinde tedbir kararı uygulanıyor. Böyle bir tedbir, ortaklık haklarının kullanılmasını ve hissenin devrini ciddi biçimde zorlaştırabilir. Kritik oy çoğunluğu tek bir hissedara bağlıysa, bu durum şirketin karar alma mekanizmasını kilitleyebilir. Boşanmanın en az konuşulan ama en ağır sonuçlarından biri budur.

 

Üstelik veliahtın boşanması aile içindeki dengeleri de değiştirir. Diğer aile fertleri taraf seçer. Patron hem çocuğunu desteklemek hem şirketi korumak hem de aile içindeki gerginliği yönetmek zorunda kalır.

 

Senaryo 3: Hissedarın Eşi Şirkette Çalışıyorsa

Bazı aile şirketlerinde eşler aktif olarak çalışır. Bu kişiler boşandığında, tablo iki katına ağırlaşır. Hem hukuki süreç hem insan ilişkisi hem operasyonel süreklilik aynı anda sarsılır. Boşanma öncesinde şirketteki tüm bilgilere erişimi olan, müşterileri tanıyan, çalışanlarla ilişkileri olan biri, süreç içinde karşı tarafa geçer.

 

Çalışanlar da bu süreçten nasibini alır. Uzun yıllar birlikte çalıştıkları kişiyle nasıl ilişki kuracaklarını bilemezler. Taraf seçme baskısı hissederler. Ofis içi hava gerginleşir. Kilit çalışanlar bu çatışmadan uzak durmak için şirketi terk edebilir. Boşanma, beraberinde bir yetenek kaybını da getirebilir.

 

3. Boşanmanın Şirkete Getirdiği Görünmez Maliyetler

Hukuki boyutun ötesinde, boşanmanın şirkete getirdiği görünmez ama çok gerçek maliyetler vardır. Bunlar bilançoda görünmez; ama şirketi içten eritir.

 

Karar Felci

Karar felci. Boşanma davası süresince hissedar, her büyük kararı avukatına danışır hâle gelir. "Bu kararı alırsam eşimin lehine bir durum mu oluşturur?" Bu sorular meşrudur; ama şirketin fırsatları beklemez. Rakipler o süre içinde ilerler.

 

Sadakat bölünmesi. Çalışanlar iki tarafı da tanır. Kim kimin yanında durmalı? Patron mu, yoksa patronun eşi mi? Taraf seçmek istemeyenler ortamdan çekilmeye başlar.

 

Aile içi ittifakların değişmesi. Patronun boşandığı eşi, ailenin diğer üyeleriyle yakın ilişki kurmuş olabilir. Gelinler, damatlar, kayınvalideler... Boşanma bu ilişkileri de zorlar. Hissedarlar arasındaki işbirliği bu gerginliğin altında zayıflar.

 

4. Alınabilecek Önlemler

Boşanma önlenemez. Ama boşanmanın şirkete etkisi yönetilebilir. Bunun için önceden bazı adımlar atılması gerekir. Bu adımlar boşanma sürecinde değil, evlilik devam ederken ve herkes sağlıklı ilişki içindeyken atılır.

 

Evlilik Sözleşmesi

Mal ayrılığı rejimini benimseyen bir evlilik sözleşmesi, hisseleri boşanma sürecinin dışında tutmanın en güçlü aracıdır. Eşler bu sözleşmeyle "evlilik boyunca kazandığımız mallar ayrı kalır, boşanmada paylaşılmaz" diye anlaşmış olurlar. Noterde imzalanır ve resmi sicile kaydedilir. Mal ayrılığı rejimi önemli bir koruma sağlar; ancak tüm hukuki ve ekonomik sonuçlardan koruyacak mutlak bir kalkan değildir.

 

Türkiye'de evlilik sözleşmesi hâlâ nadir kullanılan bir araçtır. Bazı aileler "güvensizlik işareti" olarak algılar. Ama ben bunu farklı bir çerçevede anlatıyorum müşterilerime: Evlilik sözleşmesi "sana güvenmiyorum" değil, "seninle evleniyorum ama şirketim benim değil, ailemle birlikte kurduğumuz bir yapı, onu korumam gerekiyor" demektir. Eğer karşı taraf bu konuşmadan rahatsızsa, rahatsızlığın kaynağını anlamak iyi bir başlangıç noktasıdır.

 

Veliahtlarınız evlenmeden önce bu konuyu mutlaka bir avukatla görüşsün. Evlendikten sonra mal ayrılığı rejimine geçmek mümkündür ama çok daha karmaşıktır.

 

Aile Anayasasına Boşanma Maddesi Ekleyin

İyi bir aile anayasası bu konuyu boş bırakmaz. Şu soruların cevabı yazılı olmalıdır: Bir hissedar boşandığında, diğer hissedarların önalım hakkı var mı? Değerleme kim tarafından, hangi yöntemle yapılacak? Ortaya çıkan ekonomik yükümlülük nasıl finanse edilecek? Hissedar olmayan bir eş, dava sürecinde şirketin bilgilerine erişim talep ederse bu nasıl yönetilir?

 

Özellikle şu madde anayasaya mutlaka girmelidir: boşanma nedeniyle doğacak ödemeler bağımsız değerlemeyle belirlenir ve şirket nakit akışını bozmamak adına en az üç ila beş yıla yayılan taksitlerle ödenir. Bu kural şirketin bir gecede finansal krize girmesini önler.

Son bir hatırlatma: Aile anayasası aile içinde ahlaki ve hukuki bir taahhüttür; ama hisselerin aile dışına devrini engelleyecek kural mutlaka şirket esas sözleşmesine ve ticaret siciline de işlenmelidir. Aksi hâlde o kural üçüncü şahıslara ve mahkemelere karşı bağlayıcı olmayabilir.

 

Boşanma Riskinin Finansmanı

Buraya kadar "eş hisselere ya da hisselerin değerine ilişkin bir hak talep ederse ne olur?" sorusunu konuştuk. Ama aile şirketleri açısından bundan daha önemli bir soru var: "Peki bu para nereden bulunacak?"

 

Diyelim ki şirketin değeri 200 milyon TL. Hissedarın boşanması sonucunda 50 milyon TL'lik bir ekonomik yükümlülük ortaya çıktı. Şirketin kasasında ise 5 milyon TL var. Şimdi asıl kriz başlıyor. Bu para şirketten mi çıkacak? Bankadan kredi mi kullanılacak? Bir gayrimenkul mü satılacak? Şirketin kâr dağıtımı mı artırılacak?

 

Boşanma riskini yönetmek, yalnızca "hisseler aile dışına çıkmasın" demek değildir. Ortaya çıkabilecek ekonomik yükümlülüğün nasıl karşılanacağını da önceden düşünmektir. Bu nedenle aile şirketlerinin şu soruları bugünden cevaplaması gerekir: Şirketin güncel değeri yaklaşık ne kadar? Olası bir boşanmada ortaya çıkabilecek yükümlülük hangi büyüklükte olabilir? Şirketin mevcut nakdi ve borçlanma kapasitesi yeterli mi? Ödeme birkaç yıla yayılabiliyorsa nakit akışı bunu kaldırabilir mi?

 

Bu soruların cevabını bilmek için şirketin düzenli olarak (tercihen her yıl) bağımsız bir değerlemeye tabi tutulmasını öneririm. Değer bilinirse hem vergi planlaması hem yatırımcı görüşmeleri hem de olası bir boşanmada değerleme tartışması çok daha kolay yönetilir. Boşanma davası açıldıktan sonra yapılan değerleme genellikle tartışmalı olur; önceden yapılmış belgeli bir değerleme ise güçlü bir referans noktası oluşturur.

 

Hisse Devir Kısıtlamaları

Şirket ana sözleşmesine "hisselerin aile dışına devri diğer ortakların onayına tabidir" maddesi konulabilir. Bu madde, boşanma durumunda eşin hisseyi direkt olarak dışarıya satmasını engeller. Hissenin boşanma davasında talep edilmesini engellemez; ama talep edilen hissenin aile dışına çıkmasını güçleştirir. Yine de önemli bir güvencedir.

 

Belirli Hisseleri Kişisel Mal Olarak Tutmak

Hisseler evlilik öncesinde edinilmişse ya da miras yoluyla gelmişse kişisel mal sayılır ve boşanmada bölüşülmez. Bu nedenle mümkün olan durumlarda, aile şirketinin hisselerinin evlilik öncesinde ya da miras/bağış yoluyla tescil edilmesi önem taşır. Bu konuyu bir avukatla çalışmak gerekiyor; her vakanın kendine özgü koşulları vardır.

 

5. Boşanma Sürecindeyseniz

Önlemler önceden alınmamışsa ve boşanma süreci başlamışsa ne yapılmalı?

 

Hemen bir kurumsal avukat tutun. Aile hukuku avukatı ayrıdır, şirket hukuku avukatı ayrıdır. İkisinin birlikte çalışması gerekir. Boşanma sürecinin şirkete olan yansımalarını yönetebilmek için ticaret hukuku perspektifi şarttır.

 

Şirket kararlarını yavaşlatmayın. Boşanma sürecinde bazı hissedarlar "bu karar eşim aleyhime kullanılır" korkusuyla kritik kararları ertelemeye başlar. Bu şirkete zarar verir. Olağan iş kararları olağan şekilde alınmaya devam etmelidir.

 

Diğer hissedarları bilgilendirin. Boşanma kişisel bir meseledir; ama şirketi etkileyecekse diğer ortakların bilmesi gerekir. Bu bilgilendirme onların gereksiz yere endişelenmesi için değil, olası senaryolara birlikte hazırlıklı olunması içindir.

 

Şeffaf olun, ama sınırı koruyun. Çalışanlar ne olduğunu sezecektir. Spekülasyonun önüne geçmek için kısa ve net bir bilgilendirme yapılabilir: "Kişisel süreçler yaşıyorum, şirket normal çalışmaya devam ediyor." Fazlası değil.

 

Büyük varlık hareketlerinden kaçının. Büyük yatırımlar, büyük hisse devirleri, büyük kâr dağıtımları boşanma sürecinde şüpheyle karşılanır ve mahkemede sorun çıkarabilir. Bu dönemde avukatın önerisi olmadan büyük finansal adım atmayın.

 

Şirketin değerini değiştirmeye çalışmayın. Boşanma ihtimali ortaya çıktığında en büyük hatalardan biri şirketin değerini olduğundan düşük gösterecek finansal hamlelere başvurmaktır. Kâr dağıtımlarını olağandışı biçimde değiştirmek, ilişkili taraflarla alışılmadık işlemler yapmak, varlıkları başka yapılara aktarmak kısa vadede bir çözüm gibi görünebilir. Değildir. Bu hamleler hem hukuki uyuşmazlığı büyütür hem de şirketin finansal kayıtlarının güvenilirliğini zedeler. Şirketi korumanın yolu bilançoyu saklamak değil, kurumsal şeffaflığı güçlendirmektir.

 

6. Veliahtlara Söylenecek Bir Söz

Veliahtlarınız evlenirken mutlu ve umutludur. Evlilik sözleşmesi gibi konuları gündeme taşımak o anın havasını bozar. Bunu biliyorum.

 

Ama şunu da biliyorum: o konuşmayı yapmamak, ilerleyen yıllarda çok daha ağır bir konuşmaya zemin hazırlıyor.

 

Veliahtlarınıza şunu anlatın: Evlilik sözleşmesi sevgiye değil, yapıya aittir. Sizi birbirinize bağlayan sevgidir. Ama şirket bir aile mirası, yılların emeği. Onu korumak hem sizin hem gelecek neslin hakkı. Bu konuşmayı sevginize karşı yapılmış bir hareket olarak değil, sorumluluğunuzun gereği olarak görün.

 

Son Söz

Boşanma bir başarısızlık değildir. Ama hazırlıksız yakalanmak bir başarısızlıktır.

 

Aile şirketleri pek çok riski önceden planlar: yangın çıkarsa, rakip piyasaya girerse, ekonomik kriz olursa ne yapacağız? Ama içeriden gelen riskleri, özellikle boşanma gibi mahrem görünenleri, planlamaktan kaçınır.

 

Oysa boşanma aile şirketleri için hem hukuki hem finansal hem de insani açıdan en yıpratıcı krizlerden biridir. Ve bu kriz, doğru önlemler alındığında şirket açısından yönetilebilir bir hâle gelir.

 

Gelinler ve damatlar üzerine ayrı bir yazı yazmıştım. O yazıda şunları söylemiştim: Gelin ve damadın aile şirketine girişi dikkatle yönetilmelidir. Şimdi buna bir şey ekliyorum: Çıkışı da.

 

Birinin girmesi kadar, birinin çıkmasını da önceden düşünmek; hem aileye hem şirkete gösterilen en büyük saygıdır.

 

Aile şirketlerinde bazı sorunların çözümü, sorun ortaya çıktığında değil, henüz ortada sorun yokken başlar. Boşanma da bunlardan biridir.

 


Gönülsüz Veliahtlar: İşi Değil, Kendi Hayatını İsteyen Evlatlar

  Bir önceki makalemde aile şirketinde çalışmak isteyen ve aile şirketinin yönetimine talip oğulların aile şirketini henüz devretmeye hazı...